antalyada hukuk bürosu

Almanya'da Vergi Hukuku

Ticari Faaliyet neticesinin hangi vergilendirme türüne tabi olacağı, vergi yükümlüsüne göre tespit edilmektedir. Yani Alman Vergi Hukuku gelirleri, gerçek kişilerin elde ettiği gelirler ve tüzel kişilerin elde ettiği gelirler olarak ikiye ayrılmaktadır.

a. Gerçek Kişilerin Vergilendirilmesi

Gelir Vergisi Kanununa (GVG) göre ikametgahları veya mutad meskenleri Almanya'da bulunan gerçek kişiler, tüm dünya'da elde ettiği gelirler bakımından (Çifte Vergilendirmeye ilişkin sınırlama saklı kalmak kaydıyla) sınırsız olarak gelir vergisi yükümlüsüdür (Tam Mükellefiyet). GVG md. 49 uyarınca sınırlı olarak gelir vergisi yükümlüsü olan gerçek kişiler (dar mükellefler) sadece Almanya'da elde ettiği gelirlerden vergilendirilir. GVG'ye göre yine 7 Gelir çeşidi kendi içinde bakiye gelirleri ve kazanç gelirleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Bakiye gelirleri (Örneğin bir serbest mesleğin icrası neticesinde elde edilmeyen gelirleri ve kira gelirleri), elde edilen gelirlerden tanıtım gelirlerin çıkarılması neticesinde kalan bakiye kısımdır. Tanıtım giderleri, vergi mükellefininin gelir elde etmek amacıyla yapmış olduğu tüm masrfaları kapsar.

Kazanç gelirleri (Örneğin bir ticari işletmeninin ve serbest meslek sahiplerinin gelirleri), bir mali yılın sonunda işletmenin sahip olduğu sermaye ile geçmiş yılın mali dönemi sonunda işletmenin sahip olduğu sermaye arasında bir karşılaştırma yapılması suretiyle tespit edillir. İşletme sermayesi, bilanço tutma yükümlülüğünün bulunduğu hallerde bilanço prensiplerine göre belirlenir. Alman Ticaret Kanununa göre her tacirin (ticari işletme işleten kişinin) böyle bir yükümlülüğü bulunur. Böyle bir yükümlülük bulunmuyorsa işletme gelirlerinden işletme giderlerinin çıkarılması neticesinde elde edilen bakiye kazanç olarak kabul edilir (basitleştirilmiş kazanç tespiti).

Gelirler "artan oranlı vergiye" göre vergilendilir. Azami muafiyet miktarı, asgari geçim düzeyine tabi olanların vergi serbestinin (muafiyetinin) sınırını çizmektedir (Gelirleri 7.664 /p.a. aşmayanlar). Asgari Vergi oranı şuan 15 % olup azami vergi oranı, 52.152 / p.a. aşan gelirler için %42'dir.

i. Tacirler

Tacirler, ticari işletmelerinden gelirler, yani "kazanç gelirleri", elde ederler. Ticari işletmecilik, genel ticari hayata katılmak suretiyle ve kazanç elde amacıyla bulunulan her tür bağımsız ve sürekli faaliyetttir. Eğer ticari işletme satılır yahut faaliyet durdurulursa, satış değeri veya işletme sermayesi değeri vergilendirmeye tabi tutulur. Bu vergilendirme biçiminin özelliklerinden biri de 55. yaşını doldurmuş olan vergi yükümlüsünün 45.000'ya kadar vergiden muaf tutulmasıdır. Geri kalan miktar bakımından ise % 56 oranında vergiye tabi tutulmaktadır.

Ticari bir işletme işleten kişi aynı zamanda işletme vergisine tabidir. İşletme vergi belediyeler tarafından belirlenir ve tahsil edilir. Aynı zamanda belediyeye ait tesislerin kullanması sebebiyle de bu vergi toplanabilmektedir. İşletme kazancına uygulanacak vergi oranı belediyelerce tespit edildiği için belediyeden belediye farklılık arz edebilir.

Yakın bir zamana kadar gelir verginin ve işletme verginin toplanması suretiyle çifte vergilendirmeye tabi olma durumu işletme vergisinin gelir vergisinden mahsup edilmesi yönünde bir uygulamaya geçilmesiyke beraber ortadan kaldırılmıştır. Bu uygulama Almanya'nın en yüksek dereceli mahkemesinin vermiş olduğu bir karara dayalı olup azami olarak elde edilen kazancın yarısının vergiye tabi olması sonucunu doğurmaktadır (Yarı yarıya vergilendirme prensibi).

ii. İşçiler (Ücret Vergisi)

Serbest mesleğin icrası suretiyle elde edilmeyen gelirlere uygulanan gelir vergisi, ücret vergisi olarak nitelendirilir. Bu vergi çeşidinin en esaslı özelliği ücret üzerinden ücret vergisininin kesilmesi ve işçi adına ödenmesi yükümlülüğünün işverene ait olmasıdır. Böylece vergi hasılatı kaynaktan kesilmesi suretiyle güvence altına alınmaktadır.

b. Şahıs Şirketlerinin Vergilendirilmesi

Adi şirketler, kollektif şirketler ve komandit şirketler kural olarak bizzat vergi yükümlüsü değildir. Vergi yükümlüsü bu şirketlerin ortaklarıdır. Ancak kazanç tespit edilirken ortakların yaptığı faaliyet değil şirketin faaliyeti esas alınır (sınırlı vergi ehliyeti).

Burada izlenecek usul öncelikle şirket düzeyinde elde edilen gelirin tespit edilmesi ve daha sonra bu gelirin şirket ortaklarına paylaştırılması suretiyle kazanç paylarının tespit edilmesidir.

Ortaklar gerçek kişiyse bu kazanç payları, gelir vergisine tabidir. Eğer ortak tüzel kişi ise bu kazanç payı tüzel kişiliğin elde ettiği diğer gelirlere eklenip kurumlar vergisine tabi olacaktır.

Şahıs şirketleri, özellikle de kollektif ve komandit şirketler, gelirlerini ticari bir işletme işletmeleri sebebiyle elde ettikleri için ayrıca işletme vergisine tabidirler. İşletme vergisi açısından verginin yükümlüsü şahıs şirketinin kendisidir.

c. Tüzel Kişilerin Vergilendirilmesi

Tüzel kişiler kurumlar vergisi kanununa (KVK) göre vergilendirilir. Kurumlar vergisi kanununda da tam mükellefiyetin ve dar mükellefiyetin kapsamı belirlenmektedir. Bu kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasına göre anonim şirketler, limitet şirketler, tescil edilmiş dernekler, tüzel kişiliği bulunmayan kişi ortaklıkları ve mal grupları ve ticari amaçla işletilen kamu hukuk tüzel kişileri tam mükelleftir. Tam mükellef kapsamında değerlendirilebilmek için bu maddede sayılan kurumların aynı zamanda kanuni veya iş merkezlerinin de Almanya'da bulunması gerekir. Kanun anlamında iş merkezinden kasıt, ticari idarenin yoğunlaştığı yerdir. Buna karşın kanuni merkez ile kast edilen kanun, şirket sözleşmesi, tüzük ve benzeri düzenlemelerde belirtilen yerdir. Gelir Vergisinde olduğu gibi tam mükellefiyet gerek Almanya'da gerekse yabancı ülkelerde elde edilen kurum gelirlerini kapsamaktadır. KVK md. 5 fık. 1'de yalnızca tam mükellef kurumlar bakımından geçerli olan kişisel muafiyetler tek tek belirtilmiştir. Buna göre: Kamu hukuku kişisi olmayan meslek birlikleri

  • Siyasi partiler
  • Kamu yararına faaliyet gösteren kurumlar


Bu vergiden muaftır.

Dar mükellef kurumlar KVK md. 2 'de sayılmaktadır. Buna göre ne iş merkezi ne de kanuni merkezi Almanya'da bulunan yabancı kurumlar ve yerel kamu hukuku tüzel kişileri dar mükelleftir, yani sadece Almanya'da elde ettikleri kurum gelirleri üzerinden vergilendirilecektir.

Tüzel kişiler kanun gereği tacir oldukları için gelir tespitleri de bilanço prensiplerine göre ve işletme sermayesinin karşılaştırılması suretiyle yapılır. Dolayısıyla elde edilen tüm gelirler, nitelikleri itibariyle farklı bir gelir çeşidine dahil olmaları gerekiyorsa da işletmeden elde edilmiş gelirlerden sayılmaktadır.

Kurumlar vergisi 2000 yazında yapılan vergi reformundan beri vergiye tabi gelirin %25'tir. Burada sermaye şirketlerinde kazancın ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığı hiçbir önem arz etmemektedir. Buna karşın tam mükellef tüzel kişilerin kazancını ortaklarına dağıtması halinde, dağıtılan kar payının yalnızca yarısı vergilendirilecektir. Geri kalan kısın ise vergiden muaftır (yarı gelir prensibi). Buna karşın daha önceden ödenmiş kurumlar vergisinden bu miktar mahsup edilmez. Yapılan bu değişiklikten sonra Almanya'daki vergi düzenlemelerinde Avrupa'daki diğer ülkelerin vergi düzenlemeleri ile uyumu sağlanmıştır.

Şahıs Şirketlerinden farklı olarak zararların şirketin pozitif değerleri ile takası mümkün değildir. Tüzel kişilik bizzat vergi mükellefi olduğu için zararlarını ancak sağladığı kendi gelirleri ile kapatabilir ve bu yolla vergi yükünü hafifletebilir.

Tüzel kişiler de aynı şekilde işletme vergisi ödemekle yükümlüdür. Fakat işletme vergisinin kurumla vergisinden mahsup edilmesi burada söz konusu değildir. Toplam vergi yükümlülğü sınırları dahilinde bulunduğu belediyeye göre % 35 ve % 40 arasında değişmektedir.

D. Muamele Vergisi

a. Muamele Vergisi Sistemi

Katma Değer Vergisi ile tüketicinin tüketimi ve bunda ifadesini bulan hizmet edimi vergilendirilmektedir. Tüketicinin de kapsanması için üretimden başlayarak tüketiciye ulaştırılan aşamaya kadar yapılan işlemler vergilendirmeye tabi tutulmaktadır.

b. Vergilendirilebilecek İşlemler

  • Muamele Vergisine aşağıda belirtilen kaza tabidir: Teslimatlar ve bir işletme sahibinin ülkesinde para karşılığında ticari faaliyeti çerçevesinde yaptığı diğer teslimatlar
  • Malvarlıkların (Ham maddelerin veya malların) Almanya'ya ithal edilmesi
  • Şirket içinde para karşılığında malvarlıkların edinilmesi
  • Şahsi tüketim
  • İşletme sahibi, ticari bir faaliyette bulunan veya serbest meslek icra eden kişidir. Muamele vergisine Maliye Bakanlığının Muamele Vergisi - Kimlik Numarası vermesi ile tabi olunur.
  • Bu işlemler, istisnaen muamele vergisinden muaf tutulmaması halinde vergilendirilecektir. Örneğin Doktorların işlemleri (muameleleri veya kiralama ve ecri misil muamemeleri bu vergiye tabi değildir.

c. Verginin Hesaplanması

Vergi, ödenecek ücrete göre (şahsi tüketimde sadece kişisel masraflar), kural olarak bu kararlaştırılan ücrete göre belirlenecektir. Örneğin işletme sahibi hedefine göre teslimat yapıyorsa, işletme sahibi ödemesi yapılmayan işlemler bakımından vergilendirilecektir. Buna karşın vergiyi ödemekle yükümlü olan taraf hesaba ödeme yapmaksızın ödemekle yükümlü olduğu ön verginin mahsup edebilir.

Önceki yıldaki toplam karı 125.000'yu geçmeyen küçük çaplı işletmeler, bilanço tutmaktan muaf tutulmuş işletme sahipleri veya serbest meslek sahipleri talep üzerine sadece aldıkları ücret karşılığında vergilendirilebilirler.

Vergi oranı şuan % 16'dır. İstisnaen bazı teslimatlarda vergi oranı % 7'ye kadar düşebilmekte, örneğin gıda maddelerinde, kitaplarda ve gazetelerde.

d. Verginin Ödenmesi

Ön bildirim süresinin dolmasına en geç 10 gün kala işletme sahibinin matbu bir vergi beyannamesi ile ön bildirim süresine ilişkin vergiyi hesaplaması ve ilgili vergiyi ödemesi gerekir (Takvim yılına ilişkin ön ödeme). Ön bildirim süresini, takvim yılı içerisindeki çeyrek yıllık dönemler teşkil eder ( Yani her üç ayda bir muamele vergisine ilişkin bildirimde bulunulması ve ilgili ödemelerin yapılması gerekir). Eğer bir önceki çeyrek takvim yılındaki vergi tutarı 6.136'yu geçmişse ön bildirim süresi 1 aya düşmektedir. Ancak işletme sahibi önceki çeyrek takvim yılındaki geliri 512'dan az ise ön ödeme yapmaktan muaf tutulabilir. Bu tür işletme sahipleri yıllık muamele vergisi bildiriminde bulunur.

e. Küçük Çaplı İşletmelere İlişkin Düzenlemeler

Küçük çaplı işletmelerin bir önceki yıldaki karları 17.500'yu geçmemişse ve cari yıldaki kazançları da 50.000'yu kuvvetle muhtemel geçmeyecekse bu vergiden muaf tutulurlar. Küçük çaplı işletmeler bu durumda işletme sahibi değillermiş gibi değerlendirileceklerdir. Ancak şartların yeniden oluşması halinde yine normal bir şekilde bu verginin yükümlüsü olabilmektedir ( ve ön ödeme mahsubunu talep edebilmektedir bak. Yuk.).

Sayfa Özeti: Yüksel Hukuk Bürosu Antalya - Almanya'da Vergi Hukuku

Sayfa Açıklaması: Alman Hukuna göre Almanyada ki şirketlerinvergilendirilmesi ile ilgili hukuki bilgiler.

Anahtar Kelimeler: