almanyada şirket kurmak

Almanya'da Şirketler Hukuku

A. Almanya'da Limitet Şirket

A. Genel Olarak

Bir veya birden fazla ortağın birlikte ticari faaliyet göstermek amacıyla kurdukları Limitet Şirketler, uzun yıllardan beri Federal Almanya'da açık ara en fazla tercih edilen şirket türüdür. Limitet Şirketin kurulması ile beraber hem kendi hak ve yükümlülükleri olan hem de kendi ismi bulunan bir tüzel kişilik oluşmaktadır. Dolayısıyla şahıs şirketlerinden farklı olarak ortakların hak ve yükümlülükleri şirketinkilerden ayrılmaktadır. Aynı şekilde anonin şirketlere kıyasla daha esnek bir yapıya sahiptir. Zira şirketin nasıl organize ve idare edileceği hususunda taraflara oldukça serbest bir alan bırakılmıştır.

B. Limitet Şirketlerin Kuruluşu

Almanya'da Limited Şirketlerin (GmbH) kuruluşu Limitet Şirketleri Kanununda düzenlenmiştir. Bu kanunun 1. maddesine göre limitet şirketler, kanunun izin verdiği her amaçla kurulabilir. Aynı şekilde Türkiye'deki düzenlemeden farklı olarak bazı serbest meslek guruplarına da (Örneğin Avukatlara) limitet şirket kurma izni verilmektedir. Aynı şekilde yabancıların da özel bir izne gerek kalmaksızın şirket ortağı olmaları mümkündür.

a. Şirket Sözleşmesi

Kuruluş aşamasında ortağın ve ortakların yapması gereken ilk iş bir şirket sözleşmesinin hazırlanmasıdır. Gerçek kişi, tüzel kişi veya birden fazla gerçek ve / veya tüzel kişi, noterce tasdik edilecek bu şirket sözleşmesi ile ileride kurulacak limited şirketin tüzüğünü belirler. Bu tarihten itibaren "Kuruluş aşamasındaki bir Limitet Şirket" (kısaca GmbH i.G.) söz konusudur. "i.G." ibaresi şirketin kuruluş aşamasında olduğunu gösterir. Bu süreçte şirket sınırlı bir hak ehliyete sahiptir. Örneğin bir taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının edinilmesi mümkündür. Fakat şirketin tescil edileceği tarihe kadar ortaklar şirket adına yapmış olduğu işlemlerden sınırsız, doğrudan ve müteselsilen sorumlu olurlar (Limited Şirket K. Md. 11 fık. 2). Limitet Şirketler bakımından geçerli olan sınırlı sorumluluk ilkesi ancak tescil anından itibaren geçerlilik arz eder. Ancak ticari faaliyet çoğu zaman şirket tescilinden önce başlandığı için kuruluş aşamasındaki limitet şirketlerde bu hususa dikkat etmekte yarar vardır.

  • Kurucunun (veya kurucuların) hazırlayacağı şirket sözleşmesinde aşağıdaki düzenlemelerin bulunması gerekir:
  • Ticaret Unvanı ve Şirket Merkezi
  • Faaliyet Konusu
  • Esas Sermayenin Miktarı
  • Her bir ortağın bulunduğu sermaye taahhüdü (Her ortağın en az 100 sermaye taahhüdünde bulunması gerekir)
  • Şirket belirli bir süre faaliyette bulunacak ise veya ortaklara sermaye taahhütlerinin dışında başka sorumluluklar da getirilecekse bunların da şirket sözleşmesinde yer alması gerekmektedir.

    Asgari esas sermaye miktarı 25.000 'dur. Taahhüd edilen sermaye gerek nakdi gerekse gayri nakdi değerlerinden oluşabilir. Gayri nakti değerleri taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakları ve sınırlı ayni haklar oluşturabileceği gibi alacaklar, fikri mülkiyetler, makineler oluşturabilir. Kuruluşta taahhüt edilen esas sermaye miktarının ¼ 'nin ancak en az 12.500 'luk kısmının ödendiğinin veya konan ayni değerin değerinin bu miktarı aştığının belgelenmesi gerekir. Ancak bir limitet şirketin % 100 hissedarı olacak bir Türk şirket tarafından yavru şirket olarak kurulması halinde taahhüt edilen tüm sermayenin ödenmesi gerekir. Aynı şekilde birden fazla yabancının kurduğu şirketlerde de ticaret sicil memurluğunun tescil için taahhüt edilen sermaye miktarın tamamının ödenmiş olması şartını koşmaları yönünde eğilim vardır. Bunun bir kanuni dayanağı olmamakla beraber, sicil memurlukları alman alacaklıların ticari hayatta korunmasını gerekçe olarak ileri sürmektedir.

    b. Limitet Şirketin Tescili

    Almanya'da ticaret sicili, sulh hukuk mahkemeleri tarafından tutulmaktadır. Yapılacak bu tescil ve ilan harca tabidir. Ancak yapılacak tescil başvurusu da noterce tasdik edilmek zorunda olduğu için noterin de burada devreye sokulması gerekir. Mahkemeye ve notere yapılacak ödemelerde şirketin esas sermayesine göre artmakta veya azalmaktadır. Tescilde tek ortaklı limitet şirketler bakımından özel bir düzenleme getirilmiştir. 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca kuruluşta esas sermayenin en az yarısının ödenmiş olması ve ödenmeyen kısıma ilişkin banka teminatının alınmış olması gerekir.

    B. Almanya'da Anonim Şirket (A.Ş.)

    I. Genel olarak

    Anonim Şirketler de limitet şirketler gibi şirket borçlarından sadece şirket sermayesi miktarında sorumlu tutulabilen bir tüzel kişiliktir. Hisselerini borsada veya borsa dışında satmak suretiyle öz sermaye edinme imkanına sahiptir. Özellikle anonim şirketlere ilişkin hükümlerde reform yapılması neticesinde sıkı şekil şartlarında hafifleme meydana gelmiş ve bu durum küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından A.Ş.'yi cazip bir şirket türü haline getirmiştir. Son değişiklikten sonra Anonim Şirketin tek bir kişi tarafından kurulması da mümkün. Bunların dışında anonim şirketlerin limitet şirketlerin gerçek bir alternatifini teşkil edebileceği nitelikte değişikler, özellikle borsaya kayıtlı olmayan A.Ş.lerde genel kurul toplantısına çağırma ve toplantıyı düzenleme usulünde, yıllık bilançonun hazırlanmasında kolaylıklar sağlanmıştır. Ayrıca payların devrinde geçmişte yaşanan sorunların ortadan kaldırılması ve yeni hisselerin çıkarılması suretiyle şirkee sermate sağlama imkanının tanınması da önemli avantajlarlarındandır. Buna karşın kuruluştaki mali masraflar, özellikle 50.000 'luk asgari esas sermaye tutarı ve buna eklenecek olan kuruluş denetimi masrafları dezavantajlarındandır. Şirketin ticaret siciline tescil edilmesinden sonra da idari yapısı nedeniyle diğer tüzel kişiliklere göre fazla masraflar ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda denetim kuruluna yapılacak ödemeler nedeniyle yönetim kuruluna ayrılan bütçede de önemli bir azalma meydana gelmekte ve hissedarların limitet şirketlere göre yönetim kurulunu denetimi, denetleme kurulunun bu görevi üstlenmesi nedeniyle önemli ölçüde azalmaktadır.

    II. A.Ş.'nin Kuruluşu

    A.Ş.'nin bir veya birden fazla kişi tarafından kurulması mümkündür. Burada yapılması gereken ilk iş şirket tüzüğün oluşturulması ve adi hisse senetlerin çıkarılması gerekir.

    a. Şirket Sözleşmesi (Tüzük)

    Noterce tasdiki zorunlu olan Şirket Tüzüğünde kanunda öngörülen birtakım emredici düzenlemelere yer verilmesi zorunludur. Bunlar özellikle şunlardır:

  • Kurucuların İsimleri
  • Nominal değerli hisselerde nominal değerin, nominal değeri olmayan hisselerde ise miktarının ve emisyon değerinin ve birden fazla çeşitte çıkarılması halinde her bir kurucuya verilecek hisse çeşidinin belirtilmesi
  • Ödenmiş esas sermaye miktarı
  • Şirketin Ticaret Ünvanı ve Merkezi
  • Şirketin iştigal konusu; Sanayi ve ticaret şirketlerinde ayrıca üretilecek ve satılacak mal çeşitlerin ayrıntılarının belirtilmesi gerekir
  • Esas Sermeye miktarının
  • Nama veya Hamiline yazılı hisse senedi olarak bir ayrımın yapılması
  • Yönetim Kurulu üyelerinin sayısı veya sayısının nasıl belirleneceğine ilişkin düzenleme
  • Şirketin İlan Şekli


  • b. Esas Sermaye

    Şirketin esas sermaye tutarı asgari 50.000 'dur. Hisse Senetlerin nominal değerli veya nominal değeri olmayan (gerçek değerli) hisse senedi olarak çıkarılması mümkündür. Nominal değerli hisse senetlerinde her biri hissenin asgari 1,00 olması gerekir. Hisse senetlerinin kurucular tarafından devralınması ile beraber şirket kurulmuş olur. Bunun için Nominal değerin en az dörtte birinin nakten ödenmiş olması gerekir. Tek kişiyle kurulan anonim şirketlerde ise toplam nominal değerin karşılığının tamamen ödenmiş olması yahut mütebaki kısım için bir teminatın sağlanası gerekir. Sermaye taahhüdü ayni bir değerin sermaye olarak konulması şeklindeyse malvarlığının ve değerinin tüzükte açıkça belirtilmesi gerekir.

    c. Kuruluş Raporu ve Kuruluş Denetimi

    Anonim Şirketleri Kanununun 32. maddesi uyarınca kurucuların kuruluşa ilişkin ayrıntalara bir rapoda yer vermeleri gerekir. Bu kuruluş raporunda özellikle ayni edimlere ve ayni devralımlara ilişkin eas noktalara yer verilmesi gerekir. Yine kuruluşta hisse senetlerinin yönetim kurulu veya denetim kurulu üyelerince deviralınıp alınmadığı, eğer devralındıysa kapsamının ne olduğunun ve yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine özel avanyajların ve kuruluş veya hazırlıklar nedeniyle paranın veya ikramiyenin verilip verilmeyeceği, eğer verilecekse kapsamının ne olacağının belirtilmesi gerekir. Kuruluş raporuna dayalı kuruluş denetimi yönetim kurulu ve denetim kurulu tarafından yapılır. Ancak yönetim ve denetim kurulu üyelerinden birisinin kurucu olması , ki bu neredeyse her kuruluşta söz konusudur, veya kuruluşun ayni şekilde gerçekleştirilmesi halinde kuruluş raporunun noter tarafından denetlenmesi de mümkündür.

    d. Ticaret Sicilinde Tescil

    Tüm kurucuların ve yönetim kurulu ile denetim kurulu üyelerinin tescil talebini noter tasdikli şekilde ticaret siciline sunması gerekir. Tescil talebiyle beraber aşağıdaki belgeleri ibraz etmeleri gerekir: - Şirket Tüzüğü
    - Hisse senedlerin devralındığına ilişkin belge
    - Yapılan ödemelere ilişkin bir deliller
    - Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tayin edildiğine ilişkin belge
    - Kuruluş raporu
    - Kuruluş Denetçisinin raporu
    - İzne tabi bir ticaret faaliyet söz konusu ise, örneğin emlak komisyonculuğu, mal ağır trafiği vs., faaliyet ruhsatı

    Anonim şirket ancak ticaret siciline tescille beraber tüzel kişilik kazanmakta ve bunun sonucu olarak da hissedarları kişisel sorumluluktan kurtulmaktadır. Bunu nedenle tescilin kurucu (hak yaratıcı) bir özelliği vardır. Anonim Şirketi bir sermaye şirketi olması nedeniyle ticaret sicilinin B Ünitesinde tescil edilmektedir.

    C. Şube ve Temsilciliklerin Kurulması

    Bir şirketin başka bir bürosu açılırken öncelikle bu büronun hangi fonksiyonu yerine getireceği ve burada çalışacak olan kişilerin ne tür yetkilerle donatılacağı belirlenmelidir. Zira tanınan yetkilere göre farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Aşağıda bu iki kavram açıklanmaktadır.

    a. Şube

    Şubeler, şirketten bağımsız bir ticari işletmesi olup şirket adına ticari faaliyette bulunan şirket birimlerdir. Yabancı bir tüzel kişinin şubesi olsalar da ticaret siciline tescil edilmeleri gerekir. Yapılacak tescil kurucu olmayıp açıklayıcı niteliktedir.

    Şubelerin karakteristik özellikleri şunlardır:
  • Merkezi teşkilatın esas faaliyetlerini ve zorunlu olamamakla beraber tüm işlemlerini yürütme
  • Yer ve idari yapı olarak merkezi teşkilattan ayrı olma
  • Sürekliliğe sahip olma
  • Merkezi teşkilata dış görünüm itibariyle benzeme
  • Ticari faaliyette bağımsız hareket etme
  • Ayrı bir muhasebe yürütme ve hesaba sahip olma
  • Esaslı yetkilere sahip bir şube idarecisine sahip olma, yani ticari mümessil atayabilme (İç ilişkide sınırlamaların yapılabilmesi mümkün)


  • Şubelerin ticaret ünvanı merkezi teşkilatınki ile aynı olabilir. Şube, Almanya'da yerleşik bulunduğu yerdeki sicil mahkesinde tescil edilir. İbraz edilecek belgeler ve bu belgelerin denetimi bakımından yerli bir merkezi teşkilatın tescili usulüne benzerlikler göstermektedir. Buna karşın şubeler, tüm bağımsız niteliklerine rağmen ayrı bir tüzel kişiliğe sahip değildir.

    Sermaye şirketlerin şubelerine ilişkin olarak Ticaret Kanunun Md. 13 d - 13 g uygulanacaktır.

    b. Temsilcilik

    Bu kavramla kast edilen merkezi teşkilatın bağımsız olmayan nitelikteki şubeleridir. Burada kural olarak bağımsız bir bilançonun tutulması ve ayrı bir hesaba sahip olma mümkün değildir. Bu tür bir temsilciliğin esaslı yetkilerle donatılmış bir idarecesinin bulunması da mümkün değildir. Bunun dışında temsilciliklerin sicil mahkemesinde tescili de mümkün değildir.

    Temsilcilikler ve şubeler arasındaki ayrım bakımında vergi hukukuna ilişkin özellikler de ayrı bir önem arz etmektedir: Temsilciliklilerin de vergi hukuku hükümlerine göre şube kabul edilmesi mümkün olabilmektedir ( Özellikle çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin andlaşmalar anlamımda). Sadece irtibat ve servis bürosu özelliğini taşıması halinde temsilcilik vergilendirmeye tabi tutulmayacaktır. Ancak temsilcilik bağımsız ticari faaliyetlerde bulunması, örneğin sözleşmeler akdediyorsa, Almanya'daki temsilcilik için bağımsız bir kazanç tespitnin yapılması gerekir. Kazancın temsilcilik tarafınndan elde edildiği bu tür durumlarda vergilendirme de Alman Hukukunun düzenlemerine göre yapılacaktır.

    D. İşletmenin Devralınması

    Almanya'da ticari faaliyette bulunmak için yeni bir şirket kurmak yerine mevcut bir şirket işletmesinin devralınması da bir alternatif teşkil etmektedir. Ancak burada bir şirketin alımı (Share Deal olarak da ifade edilir) ve şirket işletmesinin devralınması (Asset deal olarak ifade edilir) bakımından bir fark söz konusudur.

    İlkinde İşletme sahibinin hisseleri önceki şirket hissedarı tarafından satın alınır. Böylece tüm malvarlığı değerleri ile beraber borçlar da devralınılır. Buna karşın İşletmenin devralınmasında işletme malikinin (Örneğin Şirketin) somut malvarlığı değerlerinin satın alınması söz konusudur. Satım konusunu böylece işletmeyi teşkil eden ve somut olarak tarif edilen mal varlığı değerleri oluşturmaktadır.

    Her iki durumda da dikkat edilmesi gereken en önemli husus, devredilecek malvarlığı değerlerinin ve borçlarının sözleşmede tam olarak tanımlanmış olmasıdır. Şirket hisselerinin devralınmasında sözleşmede devredenin esas sermaye taahhüdünden doğan sorumluluğunun, ibraz edilen bilançonun, şirket aktifleri ve pasiflerine ilişkin değer biçiminin yer verilmesi gerekir. Yapılan en sık hatalardan birisi küçük şirketlere ait hisselerin alımlarında sadece hisse devrinin belgelenmesidir. Buna karşın ilgili ticari ilişkilerin ve bunlara ilişkin alınacak tedbirlerin (örneğin belirli hakların mevcut kalacağının belirtilmesi) tek tek müzakere edilmesi ve düzenlenmesi gerekir.

    Önemli olan hususlardan birisi işletmeye ait bir taşınmazın devredilmesinin mevcut kira ilişkilerini ortadan kaldırmayacağıdır. Aynı şekilde işletmenin devredilmesinde devir anında mevcut bulunan iş sözleşmeleri tüm hak ve borçları ile yeni işletme sahibi tarafından devralınır.

    E. Joint Venture (İmeceli Girişim)

    a. Genel olarak

    Yabancı bir piyasayı girmek için en çok tercih edilen stratejilerden birisi de joint venture'dır, yani yerli bir şirketle yapılan ortak çalışmadır (Bu ortaklığın kısmı olarak sınırlanması da mümkündür). Joint Ventureların sağladığı en önemli avantajlardan birisi de yerli şirketin piyasada bir sinerji etkisine (tanınma ve itimat edilme) sahip olması nedeniyle yatırım masraflarının önemli ölçüde azalmasıdır. Yine de joint venture anlaşmasının eksik hazırlanması, verimsiz ortak çalışma şekillerinin seçilmesi veya güven ilişkisinin zedelenmesi önemli risklerin doğmasına yol açabilir. Joint Venture kavramı Anglo-Amerikan Şirket Kültüründen doğmuş bir kavram olup hukuken kesin olarak sınırları çizilmemiştir. Bu tür bir niyet taraflara bireysel şartlarına uygun bir anlaşma sağlamalarını mümkün kılmaktadır. Genel olarak her iki tarafın da bilgi birikimini ve sermayelerini birleştirdikleri yeni bir şirket kurulmaktadır. Bazen ortaklık tek bir işin yerine getirilmesi amacıyla adi şirket şeklinde organize olmakta (Örneğin Arz Topluluğu, bir görevin yerine getirilmesi amacıyla çalışma ortaklığı, bir mal üretiminin geliştirilmesi), genellikle de bir sermaye şirketi, ortak bir şirket olarak birlikte araştırma ve geliştirme yapmak, satın almak, Üretmek veya satmak amacıyla işletilmektedir.

    b. Ortak Şirketlerin Özellikleri

    i. Rekabet Hukuku

    Ortak bir şirketin kuruluşunda (ve aynı şekilde bir işletmenin devralımında) rekabet hukuku kurallarının göz ardı edilmemesi gerekir. Zira kurulan ortaklık Avrupa Birliğinin Birleşmelere İlişkin Yönetmeliğine veya Rekabetin Korunmasına İlişkin Kanunun birleşmelere veya kartel yasağına dair kurallarına aykırılık teşkil edebilir.

    ii. Joint Venture'larda Anlaşmalar

    Genel olarak - Joint Ventue ifadesine yer verilmeden - ortaklar arasında aşağıda belirtilen çeşitlerde sözleşmeler akdedilir:
  • Genel koşulların ve ortaklık amacının tespit edildiği temel anlaşma: Bu sözleşmede sözleşme taraflarının beklentilerini ve faaliyet içeriğini ayrıntılı olarak düzenlemesinde, risklerin ve taleplerin teminat altına alınması için tarif edilmesinde (Örneğin anlaşmazlık halinde sona erdirme ve fesh etme şartlarının belirtilmesinde) yarar vardır.
  • Ortak Şirketin kurulmasına ilişkin şirket sözleşmesi ile tarafların yetkilerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen tüzük: Ortaklar arasında ileride ortaya çıkabilecek rekabet durumlarına ilişkin ön-alım haklarının, oy kullanma ve oy kullanma yasaklarının bulunduğu hallerin belirlmesi, rekabet yasaklarının düzenlenmesi, esaslı sözleşme ihlallerinde tahsilata ilişkin kurallara yer verilmesi önemlidir.
  • Tarafların temel sözleşmede belirledikleri amacı somutlaştıran uygulama sözleşmeleri (Örneğin taşıma sözleşmeleri, teknik bilgilerin devrine ilişkin lisans sözleşmeleri, bir sonraki ticari faaaliyetlerin finanse edilebilmesi için kredi sözleşmeleri vs. )

  • Sayfa Özeti: Yüksel Hukuk Bürosu Antalya - Almanya'da Şirketler Hukuku

    Sayfa Açıklaması: Alman Hukukuna göre Almanya da şirket kurmak için gerekli hukuki bilgiler.

    Anahtar Kelimeler: